Miray Haber

Reklam Alanı

İYİ PARTİ GRUP TOPLANTISI

Reklam Alanı
İYİ PARTİ GRUP TOPLANTISI
57 views
11 Mart 2020 - 17:00
Reklam Alanı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak konuşmasına başlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Maalesef son zamanlarda Türkiye’de kadın olmak iyice zorlaştı. Türklerde kadın, toplumun direğidir. Türklerde kadın, töredir, öğretendir, kadını da erkeği de yetiştirendir. Türklerde kadın, akıldır, sağduyudur, toplumsal hafızadır. Türklerde kadın, devlettir.” diye konuştu.

Meral Akşener, Türk devletlerinin kadını baş tacı yaptığı zaman yükseldiğini, kadının değerini bilmediğinde de yıkıldığını, geleceğin mutlu, zengin ve güçlü Türkiye’sinin ancak Türk kadınının yükselmesi ile mümkün olabileceğini söyledi.

İdlib saldırısında şehit olan askerleri anımsatan Akşener, Türkiye’nin acı bir haftayı geride bıraktığını ancak yaşananlardan ders alınmadığını savundu.

İYİ Parti lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Soçi Mutabakatı’na uymayan Rusya ve Esad oldu, görüşme talep eden biz olduk. Askerimizi şehit eden Rusya ve Esad oldu, Putin’in ayağına giden biz olduk. Moskova’da kazanan Rusya ve Esad oldu, geri adım atan biz olduk.” diye konuştu.

Türklerin, tarihte çok savaş kaybettiğini, ancak onurunu hiçbir zaman kapıda bırakmadığını belirten Akşener konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yedi iklime hâkim imparatorluklar kaybettik ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık. 600 yıllık devletimizi kaybettik ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık. Bu sayede, tarih boyunca kaybettiklerimizin yerine, yenilerini koyabildik. Bu sayede yeni bir Cumhuriyet kurup, tarihi misyonumuza devam edebildik. İşte bu nedenle, Rusya’ya giderken milletçe senden tek bir beklentimiz vardı. O da vatanı için canını ortaya koyan Mehmetçik kadar cesur ve onurlu olmandı. Onurumuzu kapılarda bırakmamandı.”

Meral Akşener, Türkiye’nin Suriye topraklarında operasyon yapmasına neden olan PKK-PYD ve YPG varlığından artık söz edilmediğini, HTŞ olmak üzere Birleşmiş Milletler tarafından terörist olarak tanımlanan bazı grupların da Türkiye’nin kucağında kaldığını ileri sürdü.

Bu kadar açık ve ağır şartlar ve gelişmeler karşısında bile hala zaferden söz edenler ve Mehmetçiğin canı üzerinden siyasi rant peşinde koşanlar olduğunu aktaran Akşener, “Esad rejimi, bir anda Suriye Arap Cumhuriyeti oluverdi. ‘Şam’ı yakarız, Halep’i yıkarız.’ diyenler, ‘Suriye meselesinde askeri çözüm olmaz.’ demeye başladı. ‘Katil Esed’ dedikleriyle aracılar üzerinden görüşüldüğünü, bizzat Sayın Erdoğan’ın ağzından duyduk. Ayıptır, günahtır.” diye konuştu.

İYİ Parti lideri Akşener, defalarca hükümete “Büyük lokma ye, büyük söz söyleme”, “Kaldıramayacağın yükün altına girme” ve “Olmayacak duaya amin deme” uyarılarında bulunduklarını ancak dinletemediklerini söyledi. İYİ Parti olarak bu uyarıları yaparken iktidarın, “Emevi Camisi’nde namaz kılmak”tan söz ettiğini kaydeden Akşener, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz bunları derken, iktidar Suriye birliklerinin, 17 Eylül 2018’deki pozisyonuna çekilmesini isteyip, ‘Yoksa ben yapacağımı bilirim’ dedi. Biz bunları derken iktidar, ‘Rejim istediğimiz yere çekilmezse taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmayacak.’ diye ültimatomlar verdi. Biz bunları derken iktidar, ’82 Halep, 83 Şam’ edasıyla, esti gürledi. Sonuçta ne oldu? Moskova Protokolü’yle Esad yerini korudu, 1 metre bile çekilmedi. Gözlem noktalarımız deniz ortasındaki ıssız adalar gibi Allah’a emanet kaldı. 30 kilometrelik güvenli bölge, 12 kilometrelik güvenli koridora dönüştü.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarında sık sık Lozan Antlaşması’nı eleştirdiğini belirten Genel Başkan Akşener, Lozan’da böyle bir heyetin Türkiye’yi temsil etmesi durumunda doğuda Ruslarla, batıda Yunanla ortak devriye atıyor olunacağını savunarak, Boğazların da İngilizler ile birlikte işletiyor olacağını söyledi. Akşener, “Soçi Mutabakatı’nı bile koruyamayanlar, Sevr’i yırtıp atanlara dil uzatamazlar. Soçi Mutabakatı’nı bile koruyamayanlar, Hatay’ı Misakımilli’ye katanlara dil uzatamazlar. Bir Trump’ın, bir Putin’in ayağına gidenler, tüm dünyayı ayağına getiren Mustafa Kemal’e dil uzatamazlar. Allah, bu toprakları bize vatan yapan şehit ve gazilerimizden razı olsun. Allah, vatanı düşmanın elinden alan İstiklal Savaşı şehitlerimizden, gazilerimizden razı olsun. Allah, Hatay’ı vatan toprağına katanlardan razı olsun. Allah, Kıbrıs şehitlerimizden, gazilerimizden razı olsun. Allah, PKK ile mücadelemizdeki şehit ve gazilerimizden razı olsun. Allah, Afrin ve İdlib’de şehit ve gazi olan evlatlarımızdan razı olsun. Allah, Mustafa Kemal Atatürk’ten, onunla yol yürümüş kahramanlardan bin kere razı olsun.” Dedi.

Akşener, Moskova Protokolü’nün bir ara çözüm olduğunu, bu ara çözümün kalıcı hale getirilebilmesi için, öncelikle devleti yönetenlerin, aklını başına alması ve devlet insanı duruşunu göstermeleri gerektiğini vurguladı.

Hükümete önerilerde bulunan Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak, önemli konularda kararları almadan önce Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı gibi kurumların yanısıra milli güvenliği ilgilendiren milli meselelerde muhalefet partileriyle de istişare etmesini söyledi. Akşener, “Bu kadar hata yaptıktan sonra muhalefetten, ayrıntılarını, nedenlerini, niçinlerini bilmediği politikalara destek vermesini bekleyemezsin.” şeklinde konuştu.

Suriyeli sığınmacılara da değinen Akşener, “Türkiye, batının da ortak olduğu Suriye meselesinden kaynaklanan sığınmacı yükünü elbette taşımak zorunda değil. Bu nedenle sınırlarını açmak Türkiye’nin en doğal hakkıdır. Ancak bunu yaparken, yine şahsi kızgınlıklarla hareket etmek, haklı olan Türkiye’yi, dünya kamuoyunda ‘insan kaçakçısı devlet’ durumuna düşürüyor. Haklı olduğumuz bir konuda kızgın bir komşu gibi değil, devlet gibi davranmak zorundasın. Avrupa’yı gerçeklerle yüz yüze getirmenin, daha sağlıklı ve akıllıca yöntemleri olduğunu unutma.” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Akşener, demokrasi ve adaletin yara aldığı hiçbir yerde ekonominin de güvenli olmasının mümkün olmayacağını söyledi. Bir süredir her yerde aynı algı kampanyasıyla karşılaştıklarını ifade eden Meral Akşener, 2019’daki yüzde 0,9’luk büyümenin 2009’dan bu yana gerçekleşen en düşük büyüme oranı olduğunu belirtti. Genel Başkan Akşener, kamu harcamaları ve kredi pompalanmasıyla elde edilen bu rakamların “kalitesiz büyüme” olarak ifade edilen sürecin devam ettiğinin göstergesi olduğunu ileri sürdü.

Türk ekonomisinin her geçen gün uluslararası rekabetin dışına itildiğini savunan İYİ Parti lideri Akşener, şöyle konuştu:

“Dünya ekonomisinden aldığımız pay 2017 yılında yüzde 1,06 iken bugün yüzde 0,86’ya düştü. Son 6 yılda milli gelirimiz yüzde 21 azaldı. 2013 yılında 12 bin 500 dolar olan kişi başı milli gelirimiz, bugün 17 bin 500 dolara gelebilecekken iktidarın başkanlık sistemi macerası sonucunda 9 bin dolarda takıldı kaldı. Son 6 yılda, her bir vatandaşı 5 bin dolar daha zengin olabilecekken 3 bin 500 dolar fakirleşmiş bir Türkiye ile karşı karşıyayız. İşte krediye, borca bağımlı üretim modelinin bizi getirdiği nokta. İstihdam ve gelir yaratamayan, günbegün fakirleşen bir Türkiye. Damat Bey’e göre güya ekonomi dengeleniyor ama işsizlik azalmıyor, vatandaşın geçim sıkıntısı bitmiyor, enflasyon düşmüyor. Güya ekonomi dengeleniyor ama esnaf, çiftçi, sanayici, borçlarının altında ezilmeye aynen devam ediyor. Güya ekonomi dengeleniyor ama vatandaş kredi kartı borcunu ödeyemiyor, icradaki dosya sayısı her gün artmaya devam ediyor.”

Meral Akşener, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılında 7 milyar lira olan hane halkına düşen borç miktarının 622 milyar liraya çıktığını dile getirerek, ekonominin acil yapısal reformlara ihtiyacı olduğunu savundu. Akşener, günü kurtarmaya dönük ekonomi politikalarının Türkiye’yi bir yere taşıyamayacağını anlatmaya çalıştıklarını ancak iktidarın sürdürülemez politikalarda ısrar ettiğini aktardı. Piyasadaki güvenin ortadan kalktığını ve yatırımların 5 çeyrek üst üste azaldığını dile getiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Bir Türkiye düşünün ki ihracatçısı, daha fazla malı daha ucuza satmak zorunda kalıyor. Çiftçisi, aylarca emek verdiği mahsulünü, para etmiyor diye feryat figan derelere döküyor. Bir Türkiye düşünün ki genci AVM’lerde vakit öldürüyor, işsizi canına kıyıyor. Sayın Erdoğan ve damadının yeni Türkiye’si işte budur. Bu, bizim kabul edebileceğimiz bir Türkiye olamaz. Bu, bizim çocuklarımıza reva gördüğümüz bir Türkiye olamaz.” diye konuştu.

Akşener, sokaktaki, çarşıdaki, pazardaki sıkıntıların çözülmesinin, ülkenin karşı karşıya olduğu tehditlerin aşılmasının ve geleceğe dair kaybedilen umutların yeniden yeşermesinin yapısal reformlarla mümkün olabileceğini ifade etti.

Reklam Alanı
KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.