TBMM’de görüşülen 11. Yargı Paketi’ndeki infaz düzenlemesi, en çok bu maddeyle tartışılıyor: “Terör ve organize suçlar kapsam dışı.” Hükümet, bu ifadeyle toplumdaki endişelere cevap vermeye çalışıyor. Peki bu, yasanın risklerini ortadan kaldırıyor mu?
Paket, cezaevlerindeki yoğunluğu hafifletmeyi ve “hafif suçlular” için ikinci bir şans yaratmayı hedefliyor. Ancak, kadına şiddet, çocuk istismarı veya nitelikli dolandırıcılık gibi suçların nereye konulacağı kritik önem taşıyor. Terör ve örgütlü suçların dışlanması olumlu olsa da, geriye kalan “gri alan” suçlar için aynı netlik yok.
Mağdur hakları savunucuları, denetim mekanizmalarının yetersiz kalması durumunda toplum güvenliğinin zarar görebileceği uyarısında bulunuyor. Unutulmamalıdır ki; bir yasanın toplumsal meşruiyeti, ancak adalet ve güvenlik dengesinin şeffaf bir şekilde sağlanmasıyla mümkün olur. Cezaevleri boşalırken, toplumun vicdanı ve güvenliği dolu kalmalı.
Atiye Danış