enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Karla Karışık Yağmurlu
4°C
İstanbul
4°C
Karla Karışık Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
4°C
Salı Az Bulutlu
6°C
Çarşamba Çok Bulutlu
8°C
Perşembe Az Bulutlu
9°C

FENERBAHÇE YIKILMAZ ÖĞRENEMEDİN Mİ KRUNİC?

FENERBAHÇE YIKILMAZ ÖĞRENEMEDİN Mİ KRUNİC?
REKLAM ALANI
A+
A-

Fenerbahçe’den Kızılyıldız’a transfer olan Rade Krunic çok gereksiz ve skandal açıklamalarıyla Türk
Basınında gündem oldu. Krunic; “Taktik olmadan, Sahada doğaçlama yapmak, sürekli yaratıcı teknik
özelliklerini sunmak zorundaydım, bu duruma uyum sağlamak bana göre değildi.” Ana fikrîyle
saçmalık derecesinde bir röportaj vermiş.
Tabi bizim Türk Spor basını da maşallahı var, neden, nasıl, niçin’lere bakmadan, sadece ana fikirle
hareket ederek açıklamaların üzerine atlamış. Fenerbahçe haberi olsun da biz de ses getirelim klasik
özelliğinden hiç taviz vermeden influencer spor yorumculuğu ile analiz yapmayı uygun bulmuşlar.
Hadi Bakalım durum öyle mi? Anlatalım:
Fenerbahçe’ye yakın kaynaklar adını kendilerine veren spor yazarları ve youtube tayfası Rade Kruniç
Fenerbahçe’nin ilacı diye 1 sene kafamızda boza pişirdiler. Hatta, hatta “bir oyuncu Milan’dan gelmiş
4.5 sene orada ise mutlaka kıymetlidir” düşüncesiyle kamuoyunda bu transfer için yönetimi baskı
altına aldılar.
Allah var, İsmail Kartal Hoca’mız da Kruniç’i oynatarak orta saha yumuşaklığına çare bulacağı
düşüncesi ile oyuncuya yeşil ışık yakmıştı.
12 milyon Euro’lardan açılan transfer market değeri daha düşük bonservisle bitince de ‘başarı’ diye
lanse etmişler, hatta koca koca spor yazarları “Ligimiz Balkan Futbol piyasasının otoritesi olsun, ne
güzel bir Yugoslav kemikleşmiş iskelet oluşturduk!” diye sezon arası konuştular da konuştular.
Dolayısıyla Fenerbahçe’de bu oyuncuya talip olunca anlaşmaya varıldı. Krunic; bonuslar hariç Milan’a
5 milyon Euro’ya Fenerbahçeli oldu. 3,5 milyon Euro bonservis ve 1,5 milyon Euro da kiralama bedeli
ile gelecek sezon kesin alım garantili sözleşme ile taksitle ödeme yapıldı. Fenerbahçe’deki maaşının 2
milyon 500 bin Euro civarında olacağı kaydedildi.
Milan’da 4,5 sezon geçiren Rade Krunic, 139 maça çıkarken 3 gol, 6 asistlik performans sergiledi.
Fenerbahçe formasıyla 22 karşılaşmada görev alan Rade Krunic, bu süreçte 1 asistlik katkı sağladı.
Fakat şampiyonluk yaşanmayan bu süreçte hakikaten beklentilerin yarısına yaklaşamayan futbolcu
gözden düştü. Neticede Kızılyıldız’a transfer oldu. Kızılyıldız bu transfer için herhangi bir bonservis
bedeli ödemedi. Anlaşmaya göre, oyuncunun ileride satılması halinde Fenerbahçe, satış bedelinin
%50’sini alacak diye bildirildi.
Tüm bu süreçler bittiğinde;
Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, “Profesyonel Futbol A Takım futbolcularımızdan Rade
Krunic’in kalıcı transferi konusunda Sırbistan’ın Kızılyıldız Kulübü ile anlaşmaya varılmıştır. Oyuncunun
bundan sonraki kariyerinde kendisine başarılar dileriz.” denildi.
Ama Kruniç Ne yaptı? Bulduğu ilk fırsatta kendisine Milan’dan sonra aynı şartlarla kariyer imkânı
veren bir güzide kulübü haksız şekilde ağır eleştiriye tuttu.
Fenerbahçe kendisi ile geçiş hücumları, akın karşılama sigortası, oyun kurulumu ve açılımının yeni
kimliğini yansıtmasını bekledi. Hatta Fenerbahçe’nin coşkulu oyununa katkıda bulunmasını istedi.
Dolayısıyla da profesyonel bir futbolcuya yetenek kısıtlaması yapmayan, setleri oyun planı olsa da
geniş bir hareket alanı bırakan İsmail Hoca ve teknik ekibi ile çalışma fırsatı yarattı.
Fenerbahçe, yaratıcılık, göz zevki, tutku demek. Her maçın bir kazananı olur, Fenerbahçe
kazanmaktan öte taraftarlarca, her seferinde gönülleri kazanmasını arzuluyor ve kazanım için iyi
oyunu coşkulu oyunu şart koşuyor. Bu bol gollü, pozisyonlu, atak oyun Fenerbahçe’nin DNA oyun
kimliği aynı zamanda.
Bu hususların anlatıldığı çok doğal olsa da sevgili Krunic bakın nasıl işgüzar açıklamalarla düşük
performansını gizlemeye çalışıyor:
“Fenerbahçe çok zor bir ortam. Çok, çok fazla hem de. Böylesine büyük bir kulübün, bu kadar büyük
hedeflere ve organizasyona sahip birinin bu kadar basit düşünmesine gerçekten şaşırdım. Futbol
oynamayı bilmiyorlar, futbolu doğru şekilde İtalyanlar gibi anlamıyorlar diyebilirim.” Demiş.
——————————–
Kulüp yanıt verir vermez, bir Türk Sporsever olarak bu düşünce benim ağırıma gitti Bak Sevgili Kruniç:
Burası Fenerbahçe yani Mottosu “Dünyanın en büyük spor kulübü.” Dünyanın da sayılı Futbol
Kulüplerinden biri. Hiçbir spor kulübümüzü bu şekilde eleştirecek ne vasfın ne hakkın var.
Bak Sevgili Kardeşim Sen Milan’da istenmediğin halde sana kapılarını açan Fenerbahçe’ye gelmeden
az önce kendi Instagram’ında Milan Taraftarı ve Spor Kulübüne Teşekkür Veda Mesajında ne
Demişsin Hatırlayalım mı?
“Dört buçuk yıl sonra muhtemelen söyleyecek çok şeyim var ama sana teşekkür etmekle kalacağım.
Bana bu harika kulüpte oynama şansı verdikleri için Paolo, Ricky ve Zvone’a büyük teşekkürlerle
başlayacağım. Bay Pioli’ye tüm bu yıllar için, bana olan güveni ve bana olan saygısı için teşekkürler.”
“Teknik personele, sağlık personeline, Milano’da çalışan herkese, kişisel hayatımı kolaylaştırmak için
her yönden yardımcı olan herkese teşekkürler. Bana saygı gösteren tüm taraftarlara, takıma yardım
etme adanmışlığıma ve isteğime teşekkürler.”
“Ve her şeyden önce takım arkadaşlarıma teşekkürler. Sizi insan ve oyuncu olarak ne gördüğümü
biliyorsun. Zor anlarda bile beni asla terk etmedin, aksine her şeyin üstesinden gelmeme ve en iyi
insan olmama yardım ettin. Seni seviyorum.”
“Her şey için teşekkür ederim ve HER ZAMAN FORZA MILAN.”
——————————————
Şimdi derdimiz Milan Reklamı yapmak değil. Oynadın bitti ne hoş ayrılmışsın tebrik ederiz. Peki
buraya duyduğun saygının aynısını Fenerbahçe’ye çok görmek ne kadar etik sporcu ruhu ile bağdaşır?
Herhalde Krunic’in ayrıldığı protokolde 1 yıl konuşmama maddesi falan varsa eğer, doldu ki Kurir
gazetesine röportaj vermiş.
Hadi gelin buradan çok daha güçlü çıkacak sonuçları münazara edelim. Böyle bir durumda bir daha
hiçbir Türk Spor Kulübümüzün karşı karşıya kalmamasının köklü çözümünü düşünsek sizce ne yapmak
neleri uygulamaya sokmak lazım?
Evet Başlayalım:
1) Futbolcu Sözleşmesi veya ayrılış protokolünde eğer karşılıklı anlaşarak ayrıldığında süresiz negatif
konuşmama maddesi konmalı, aksi takdirde bu eylemin cezai müeyyidesi olmalı,
2) Kulüpteki tüm Staff, Yönetim, Teknik Ekip, Sporcular ve Danışmanlar olmak üzere sosyal medya
hesapları takımın anlaşacağı ajansın bünyesinde bilgi dahilinde olmalı. Kişinin konuşacağı, yazacağı
her yorum veya görsel kulüp kaynaklı yahut izine tabi olmalı,
3) Yukarıda kulüp camiası olarak sayılan kişilerin Akraba, Menajer, Eş, Anne, Kardeş, Sevgili, Baba,
Çocuk ilgili yakın 3.şahıs kişilerin Kulübü yıpratıcı manidar gönderimleri olursa cezai şart için protokol
imzalanmalı ve bu konu muntazaman örneklerle tazelenerek uyarılmalı,
3) Profesyonel Sporcular ile yapılacak sözleşmeyi mesela 3 milyon Euro değil de 2,5 milyon Euro + 500
bin Euro imaj kazanımı olarak yapmalı, (Lütfen Rakamlar anlaşılır olması için yazıldığını unutmayın,
yoksa düşük rakam elbette ki kulüp ve ülke üretim metodu kaynağı faydasınadır)
4) Sözleşmelerde yer alacak olan imaj geliri ödemesi de sene sonu ödemeli olmalı ki böylece kişinin yıl
içi özel yaşam, kulüp iletişimi, sosyal medya tavır ve davranışları disipline halde tutulmalı,
5) Muhakkak Bir STK (Sivil Toplum Kuruluşu) ile çalıştırılmalı, Takımların ekip oluşumu yahut bireysel
manada kamuoyundan, taraftardan kopuk değil bilakis halkla iç içe olarak Türk Halkı sevgisi, kulüp
sevgisine dönüşerek, Sürdürülebilir Sportif aşka imrendirilmeli,
6) Son olarak sözleşmeye:
Nasıl geldiğinde harika, pozitif, duyarlı röportajlar veriyorlarsa, Teknik adam yahut sporcu kim olursa
olsun olumlu veda mesajı yayınlattırılmalı ibaresi muhakkak konulmalı, Bu mesajlardaki ifadeler de
kulüp bünyesinde ölçülüp tartılarak, sporcu ile anlaşarak yapılıp dünyaya duyurulmalı.
—————————————-
Şimdi buraya kadar resmi yazdıktan sonra artık taraftarı olduğum kulübe yönelik de duygusal ve
çözüm odaklı fasilitatör olarak ifade etmek istediklerime odaklanıyorum:
Spor Yorumcuları ve YouTube Tayfa Kruniç’in bu açıklamalarını konuşurken benim üzüldüğüm husus,
‘ekmek yediğin elin ısırılmaması’ gerektiğinin belirtilmemesiydi. Her ne olursa olsun, muhasebe gibi,
kasa gibi, Ar-Ge gibi, İK departmanı gibi her alan özel ve hususi kalması gereken yerlerdir. Kimse yatak
odamızı bilmemesi gerektiği özel hayat kuralı gibi, sporcular da taktik, kulüp içi özel iletişim ve
soyunma odasını haricen anlatamamalıdır.
Çünkü bu konu performans analizi değildir. Kulüpler kalıcı değerlerdir. Spor performansları
yorumlanabilir. Mesela:
“Kruniç pas veremedi, takım oyun kurmada inisiyatif alamadı, ürkek oynadığı ve top kapmayı
nihayetlendiremedi’ gibi yorum yapabiliriz onun eksik performanslarını biliriz.
Biliriz de teknik ekipler: koşu mesafeleri, patlayıcı kuvveti, o esnada nefes durumunu, maç sonu laktik
asit birikimini, futbolcuların soyunma odası realiteleri, ikili mücadelelerinde sürat hız tayming
hızlarını, dripling özelliklerinin iniş ve çıkışlarını biz onlar gibi göremiyoruz.
Dolayısıyla Futbol çok kolay yorumlanan ancak Aykut Kocaman Hocamızın dediği gibi; “Ruhani ve fiziki
olarak kişinin, kulübün ve soyunma odasının içerisinde fırtınaların koptuğu çok bilinmeyenli, iyi ve
kötü niyetle birlikte şans faktörünün de içinde olduğu bir reaksiyon fırtınası alemidir.”
Şimdi Fenerbahçe’ye yaklaşık 10 milyon Euro maliyeti olmuş tüm bu konularda istatistiki yetersiz
kalmış bir sporcunun tavırları üzücü.
Bence Profesyonellikte Eski Yugoslavya futbolcularının da bu konularda gelişim göstermeleri ve
ülkemizi sadece para kazanılacak değil üst düzey performans gösterilecek, ülke içi ve dışı kupalar
kazanmaya müsait bir yarışmacı lig halinde görmelerinin vakti zamanı geldi de geçiyor bile.
Bu fikriyat ve zihniyet bu ülkelerden gelen sporcularda oluşana kadar ağırlıklı yoğunlukta benzer dil
grubundan iskeletli takım kurulmaması gerektiğinin, amatör zihniyetteki sporcu karakterinin
göstergesi olduğu kanaatindeyim.
Aslında Krunic bu açıklamaları ile üstü kapalı İsmail hocaya, Staff’a, yönetime, çalışanları hakir
gördüğü abartılı ifadeleri de var. Bence buna öncelikle eski takım arkadaşları dahil kimsenin Sessiz
kalmaması gerek. Mourinho beklentilerin altında Fenerbahçe’ye top oynatırken, birçok alanda
isteneni verememişken, Krunic’in halen kendisi için,” İyi hocaydı, anlaşılamadı” demesi Türk Sporunu,
hafife aldığının bilinçli göstergesidir.
Ayrıca bu tip sözleşme sonrası açıklamalar Ülkemize gelecek yeni, genç, gelecek vaat eden sporculara
da sekte vuracak düşüncesizce açıklamalardır. Spor Sektörümüzün Güçlü olmadığı düşüncesi gelecek
yabancı transferlerin bedellerini yükseltecek, nazlandıracak, el sıkışmayı daha da zorlayacak husustur.
Yani nereden bakarsanız bakın böyle açıklamalar sportif geleceğimiz açısından gereksiz milyon Euro
karşılığı yaratacak gizli zararlara da sebebiyet verebilir.
——————————————————-
Unutmadan bu açıklamalara istinaden; Gelelim, diğer eski aynı dili konuşan takım arkadaşlarının da
Fenerbahçe konusunda kendisiyle aynı fikirde olmasına:
İsmail Kartal alçakgönüllülüğü, beyefendiliği, anlaşılabilirliği açısından çok muazzam bir teknik
direktör iken onunla bile anlamsızca tartışan, isteksizleşen, asık suratlı oynayan oyuncular özellikle
sezonun ikinci yarısında şekillendiğini ben unutmadım.
Hatta bu konuda İsmail Hoca’yı bile sinirlendirecek kadar hiddetlendiren muhabir sorularına denk
gelmişti. Hatırlayın:
“Danışıyor musunuz, birlikte mi karar alıyorsunuza?” kadar giden ne tatsız sorulardı onlar. Eh Bunları
da ben unutmadım.
Fenerbahçe’yi gereksizce spor yorumcularının çekmeye çalıştığı ego tartışması ligin 2.yarısı
performans düşüşüne ve zor maç kazanmalara neden olduğunu da hiç unutmadım.
Hiç kupa kazandıramamış ama paralarını kuruşuna kadar almış sporcuların son maça çıkmamayı bir
profesyonellik olarak addettiği halde verilen bröveyi nerede aldığı tartışmaları da günlerce yapıldığını
hatırlıyorum. Peki bu aidiyeti yüksek sporcular halen bizim spor yorumcuları ile röportaj yapıyorlarsa
aslında Fenerbahçe’nin büyüklüğünden ve Türk Spor Sektörünün gücünden değil de nedir?
Tüm bu pozitif imaj ve akılda kalmalar maddi ve çevresel Fenerbahçe ve Türk Spor sektöründe
gelecek adına çalışma ve bir arada ümidi olma nedeniyle ayrı kalmamak istemeleri değil midir?
O zaman tüm aynı dil grubundan çıkan Kruniç’in takım arkadaşları çıkıp “Hayır doğru değil, bu pek hoş
bir açıklama olmamıştır” demelerini beklememiz doğru bir hissiyat değil de nedir? Yahut Kruniç’in
maksadının tahrifat edildiğini söylediği bir basın açıklaması özürü gerektirmiyor mudur?
Benim için anlamlı performans gelişimi yahut ivmelenmesi diye bir husus daha manidardır.
Ülkemizden yabancı sporcuların gittikleri takımların kalibresi, puan durumları, oyuncu performansını
da görüyoruz. Yani burada ki kazançlarına yanaşmayan bir maddiyatın olduğu gerçeğine göre
kendilerinden yüksek enerji beklemek hiç de mantıksız olmasa gerektir.
Burası Fenerbahçe!
Şu an UEFA’ya göre de Avrupa’nın 41, Futbol Database’a göre Dünyanın En iyi 36. futbol kulübü.
Neticede Dünyada öyle ya da böyle 50 Kulüpten biri.
Sektöründe sözleşmelerinde sporculara En çok kazandıranlardan ve sözleşmesinin bedelini harfiyen
veren, her zaman oyuncularına destek veren dünyadaki en büyük 20 kulüpten biri.
Elbette böyle bir kulüpte spor hayatı sürdürecekseniz beklentilerin yüksek olduğu, Yarışmacı
şampiyonluk isteyen ve hep buna oynayan kulüp olduğunu bilmeniz şart.
Sen canım futbolcu kardeşim!
Bu Takımda koşmadan, mücadele etmeden, yaratıcı olmadan, taktik disipline anlam veremeden
zamanını geçirirsen, olağanüstü durumları lehine çevirmek için vasat hatta vasat altı oynarsan kusura
bakma. Buraya kimler geldi biliyor musun? Anelka mısın, Alex mi, Van Hoojdonk mu, Kuyt mı,
Assensio mu, Appiah mı, R. Carlos mu? (Ki Ona da büyük geçmişler olsun. Sağlığına duacıyız)
Ne demiştik Burası Fenerbahçe!
Dünyanın en büyük spor kulübü. Performans zirvesi merkezi.
Anlayışlı, Vefalı, Avrupa’da ve dünyada Futbol kadar parasal döngünün olmadığı branşlar da bile branş
olarak zirvede sporcuları olan bir kulüp burası.
Saygıdeğer, Çılgın, Sevgi Dolu 40 milyon taraftarı, Zengin Modern Kulüp İmkanları Tesisleri, Vizyoner
Teknik Ekipleri, Varlıklı ve Bilgili Yönetici kadroları, Sürdürülebilir Felsefesi olan bir kulüp burası.
Fenerbahçe’nin felsefesi Ülkeye ve Spor Dünyasına İyilik, Güzellik Başarı lezzetiyle mutluluk
yaratmaktır amacı. Böylesine Spora katkısı hizmetleri olan bir kulüpte daha ne olsun istiyorsun?
Sen canım futbolcu kardeşim!
Kusura Bakma ama Amatör diye anlattığın hususların palavra olduğu çok belli A Takım Futbol dışında
diğer şube branşlarını bak: Boks, Yelken, Atletizm, Yüzme, Voleybol, Basketbol, Kadın Futbol, Akademi
Futbol, Engelli Basketbol, Kürek, Masa Tenisi, Tüm genç kategori yaşlarda branşlarda binlerce sporcu
ile söyleyemezsin ki bana daha başarılı dünyada kulüp bir tane yok bulamazsın!
İşte yukarıda saydığım branşlarda hedefleri Her zaman Altın madalya, Avrupa’da kupa, Şampiyonluk
mücadelesi veren gençler de bu kulübün oyuncusu anladın mı aslan parçası?
Sen bu aşkı özümseyemediysen niye dışarıda arıyorsun ki hatayı? Kendine baksana şaşkın!
Asıl Amatör mantalite senin zihnindeki yerleşmiş mit mottolar olmasın sakın!
Ne demiştik Burası Fenerbahçe!
Fenerbahçe’nin sporcularından özverileri gereği Tek istediği şey ne?
Gelişim, Çalışma, Disiplin, Ahlak, Ekip olma, Takım Ruhu ve Başarı. Karşılığı da En iyi şartları sağlayan
dünyadaki 10 futbol kulübünden biri olma hali. Bu mu sana çok geldi yoksa?
Sen canım futbolcu kardeşim!
Sen! Kimseye Çamur atma, Emeğe, Taraftara, Kulübe, Tarihçeye, Türkiye’ye saygı duy.
Efendi olmak Erdemdir. Erdemliliğin gereği; Katkı sağlamanız gereken Performans kadar Fazilet
eksikliğinin giderilmesinin kıymetli olduğu gerçeğidir.
Hiç düşündün mü acaba? Bu eksikliklerinin bütünü nedeniyle sen ve senin gibi emeklilik öncesi vasat
ama rahat sezon rüyasını görenlerin yanılgılı beklentisinin erdem eksikliğini!
Bu mantalite nedeniyle Fenerbahçe ile yolların ayrılmış olamaz mı?
Şu an ki durumunuzdan pekâlâ bu husus açıkça belli etmiyor mu kendini?
Bir de böyle düşün. Kanaatimce böyle gerçek dışı, can yakmak amaçlı geçmiş performans vasatlığınızı
kapatmaya yönelik açıklamalarınızın anlamsızlığını.
Rahat performanslı emeklilik hayallerinin gerçekleşmemiş hezeyanı için; maksadını aştığın ifadelerin
için, özür dilemeyi ihmal etme tüm Fenerbahçelilerden, spor kamuoyu camiasından ve Fenerbahçe
Spor Kulübünden…
Bence bir de buradan bak ve İyi düşün!
Cihan FULSER.
Gazeteci, Arş.Yazar, Danışman
Not: İsteyen Röportajda verdiği zırvaladıklarını;
https://www.kurir.rs/sport/fudbal/9871947/novogodisnji-intervju-radeta-krunica-za-kurir
https://www.google.com/amp/s/sportsport.ba/amp/article/513704
Milan Taraftarına Fenerbahçe transferi sonrası vedasının dalkavukluklarını;
https://football-italia.net/krunic-bids-farewell-to-milan-probably-a-lot-to-say-after-four-and-a-half-
years/
Buradan okuyabilir. Fenerbahçe’ye transfer olduktan sonraki ilk röportajındaki pohpohlamadan
bahsetmiyorum bile, onu da internetten siz bulursunuz kanaatindeyim.

REKLAM ALANI