enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
20°C
İstanbul
20°C
Yağmurlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
20°C
Cuma Hafif Yağmurlu
22°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
21°C
Pazar Yağmurlu
21°C

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞIYİZ HAYIR KADINLAR EŞİT BİREYDİR

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞIYİZ HAYIR KADINLAR EŞİT BİREYDİR
REKLAM ALANI

Bugün 25 Kasım…
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin günü değil; AKP iktidarında her gün yeniden yaşanan,
sayıları giderek artan ölen kadınların, korunamayan hayatların acı günüdür,
Ülkemizde 2025 yılında yani 328 günde şüpheli ölümler de dahil 482 kadın hayattan koparıldı.
Neredeyse her gün, en az bir kadın öldürüldü.
Kadınların %65’i evlerinde öldürüldü.
Geçen yıl bu oran %57’ydi.
Yani kadınların en güvende olmaları gereken yer, artık mezarları hâline geldi.
Koruma kararı olmasına rağmen öldürülen 9 kadın var.
Kadın devleti yöneten iktidara gidiyor, “Beni koru” diyor, karar çıkıyor…
Ama o koruma sadece bir kağıt olarak kalıyor.
Hatta iç işleri bakanı tarafından, kapıyı açıp öldürüldüğü için bile kadın suçlanıyor.
Bu tablo, iktidarın kadına yönelik şiddeti bir öncelik olarak görmediğini açıkça gösteriyor.
Kadın cinayetleri bireysel bir sorun değil; toplumsal, kültürel ve siyasal bir meseledir. Toplumun
bütün kesimleri ile birlikte ele alınmalı ve çözüm üretilmelidir.
Kadına yönelik şiddetin kökünde:
* Kadını eşit bir birey olarak konumlandıramayan zihniyet,
* Cezasızlığı besleyen adalet sistemi,
* Etkisiz koruma mekanizmaları yatmaktadır.
Kadının hayatına dair verdiği kararlar hâlâ erkek tahakkümü tarafından denetlenmek isteniyor.
Giyimi, işi, eğitimi, boşanması, çalışması, bir sözü, bir tercihi…
Bu bahaneler kadınların ölüm sebebi olmaya devam ediyor.
Bugün en önemli soru şudur:
Bu iktidar kadınları neden koruyamıyor?
Biz İYİ Parti olarak iktidara soruyoruz:
– Neden hâlâ caydırıcı cezalar yasalaştırılmıyor?
– Neden TBMM acil toplanıp şiddete karşı yaptırımları ağırlaştırmıyor?
– Haksız tahrik indirimleri neden kaldırılmıyor?
– Neden hâlâ “iyi hâl” adı altında katillere indirim veriliyor?
– Koruma kararları neden kâğıt üzerinde kalıyor?
– Kadını korumakla yükümlü kurumlar neden görevlerini yapmıyor ve hesap sorulmuyor?
TBMM’de oluşturulan Kadına yönelik şiddetle mücadele Komisyonu, raporunu TBMM
Başkanına sunalı 4,5 ay oldu.
O günden bu yana 106 kadın daha öldü.
Bunun hesabını da sormayacak mısınız veya vermeyecek misiniz?
ÇÖZÜM MÜ? VAR. VE ZOR DEĞİL.
Dünyada başarı sağlamış yöntemler ortada:
* Etkin koruma sistemi,
* Elektronik kelepçe uygulamasının zorunlu hale gelmesi,
* Hızlı müdahale ekipleri
* Cezasızlığı ortadan kaldıran net ve ağır yaptırımlar,
* Uzmanlaşmış kolluk birimleri,
* Faile zorunlu rehabilitasyon programları,
* Kadına yönelik şiddet davalarında ihtisas mahkemeleri.
Ama bunlar için önce liyakat, sonra irade, samimiyet ve siyasi cesaret gerekir.
İYİ PARTİ OLARAK BİZİM KARARLILIĞIMIZ NETTİR
Geçtiğimiz yıl kadına yönelik şiddet başta olmak üzere şiddet ve şiddetle mücadele
çalıştayımızı düzenledik.
Önerilerimizi grubumuz vasıtasıyla TBMM’ye sunduk, ilgili bakanlıklara, üniversitelere ve
STK’lara ilettik.
Sorunları belirledik ve çözüm önerilerini de sıraladık.
Hiç bir şey bilmiyorlarsa bu bildirgemizi bir kez daha onlara gönderelim, okuyup faydalansınlar
ve çözüme yönelsinler.
Kadının eşit birey olarak güçlendirilmediği bir toplum da şiddet bitmez.
Bu nedenle şiddetin önüne geçmek için en kritik ve acil üç adım şunlar olmalıdır;
1.Toplumun yarısını oluşturan kadının statüsünün güçlendirilmesi, temsil de eşitliğin
sağlanması,
2. Faillerin hiçbir aftan yararlandırılmaması, kadın cinayetlerinde de uygulanan haksız tahrik
ve iyi hâl indirimlerinin kaldırılması, caydırıcı cezaların yürürlüğe konularak cezasızlık algısının
ortadan kaldırılması,
3. Şiddeti ortadan kaldıracak, koruyucu, önleyici tedbirlerle birlikte güçlü ve hızlı çalışan bir
devlet mekanizmasının kurulması.
Kadınları, çocukları bile koruyamayan bu iktidar kimseyi koruyamaz.
Kadınları yaşatamayan bir ülke ise geleceğini yaşatamaz.
Atatürk’ün “Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözünden hareketle,
İyi Parti’nin hedefi, kadınları eşit vatandaşlar olarak, yaşamın tam da merkezine ve hak ettikleri
yere konumlandırmaktır.
Kadın Cumhuriyettir, Cumhuriyet kadın.

REKLAM ALANI