enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
22°C
İstanbul
22°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
20°C

Bir sağlık çalışanının değeri, bir ülkenin geleceği kadar önemlidir

Bir sağlık çalışanının değeri, bir ülkenin geleceği kadar önemlidir
REKLAM ALANI

Türkiye’nin sağlık alanında en büyük sorunlarından biri olan sağlıkta şiddet, her geçen gün daha da endişe verici boyutlara ulaşıyor. Ankara Tabip Odası verilerine göre, Beyaz Kod sistemi kurulduğundan bu yana en az 122 bin şiddet bildirimi yapıldı. 2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü kapsamında açıklama yapan Sahim-SEN Başkanı Özlem Akarken, “Şiddet yalnızca isim değiştirerek kurumlarda devam ediyor. Sağlık çalışanlarının güvenliği ve toplum sağlığının sürdürülebilirliği için yaptırımları olan, caydırıcı düzenlemeler ivedilikle hayata geçirilmelidir” dedi.

2 Ekim Dünya Şiddete Hayır Günü, Türkiye’de sağlık çalışanlarının yıllardır dile getirdiği ama çözüm bekleyen en önemli sorunlardan birini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakaları, hem fiziksel hem sözlü saldırılarla birlikte artmaya devam ediyor. Her gün hastanelerde yeni bir şiddet vakası yaşanıyor; kimi zaman darp, kimi zaman ölümle sonuçlanan saldırılar, yalnızca sağlık çalışanlarını değil, toplumun tamamını derinden etkiliyor. Artan vakaların yanı sıra, ağır çalışma koşulları ve düşük ücretler nedeniyle hekim ve sağlık çalışanlarının yurtdışına göçü rekor seviyeye ulaştı.

122 bini aşkın şiddet bildirimi

Ankara Tabip Odası (ATO) verilerine göre, Beyaz Kod sistemi kurulduğundan bu yana en az 122 bin şiddet bildirimi yapıldı. Hastanelerde artan yoğunluk nedeniyle sağlık çalışanlarının hizmet vermekte zorlandığını belirten Özlem Akarken, “Sağlık çalışanları, günlük görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları fiziksel ve sözlü saldırılar nedeniyle büyük bir tehdit altında. Öte yandan hastalar randevu alamamaktan, uzun bekleme sürelerinden şikâyet ediyor. Bu tablo, hem çalışanları hem de halk sağlığı hizmetlerini doğrudan olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.

Sağlık çalışanları tehdit altında

Ağır çalışma koşulları, uzun nöbetler, liyakatsiz atamalar ve yönetsel baskılar altında görev yapan sağlık çalışanlarının, şiddet vakalarıyla mücadele ederken tükenmişlik noktasına geldiğini belirten Akarken, “Hekimlerin gelirleri gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşük kaldığı için yurtdışına göç eden sağlık çalışanlarının sayısı rekor düzeye ulaştı. Bu da kamu hastanelerinde nitelikli hekim bulma zorluğunu ve hizmet kalitesindeki düşüşü beraberinde getiriyor. Ayrıca ekonomik kriz, sosyal gerilim, devlet ile yurttaş arasındaki güven kaybı ve sağlık sistemindeki yapısal sorunlar, şiddeti tetikleyen başlıca nedenlerdir” dedi.

Bir sağlık çalışanının değeri, bir ülkenin geleceği kadar önemlidir

Şiddet vakalarının artışı, yalnızca fiziksel zarar değil; psikolojik yıpranma ve tükenmişlik de yaratıyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı “reform” adımlarının sahada etkili olmadığını belirten Özlem Akarken, “Şiddet yalnızca cezai yaptırımlarla çözülecek bir sorun olmaktan çıkmıştır” açıklamasını yaptı.

Akarken, “Sürekli şiddet tehdidi altında çalışmak, sağlık çalışanlarının güdülenmesini düşürüyor, mesleki tatminini yok ediyor. Bu da toplumun sağlığa erişimini doğrudan etkiliyor. Sağlıkta şiddet, aslında ülkenin geleceğine vurulmuş bir darbedir. Bir hekim, bir sağlık personeli kolay yetişmiyor. Sağlıkta şiddet önlenemezse, göç hızlanacak, nitelikli hekim sayısı azalacak, halk sağlığı da çöküşe sürüklenecek. Sağlık çalışanlarının güvenliği, aslında toplumun sağlığıdır. Bu nedenle kapsamlı ve caydırıcı düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

 

REKLAM ALANI